Bir Avakado Hikayesi

Bir Avakado Hikayesi

41

Tamamen gerçektir. 5 genç 1990 lı yıllarda avakado ile henüz tanışmamışken. Bir yılbaşı gecesinde evde vakit geçirme planı yaparlar. Migros’tan alışveriş ederlerken içlerinden biri avakado meyvesini görür. Avakado o zamanlar tamamen ithal bir meyve.Türkiye’de çok fazla bilinmiyor. Diğer dört arkadaşı bu meyvenin nasıl birşey olduğunu bilmediklerini söyler. Diğer arkadaşları ısrarla Avakadoyu bildiğini tadının çok güzel olduğunu söylemesine istinaden tanesi çok pahalı olsa da (şu anda sanırım 20 TL ye denk gelir) 8 tane alırlar.
Akşam iyi vakit geçirdikten sonra beş genç sıranın avakadoya geldiğini söyler. Merak içinde Avakadolar alınır.

  • Herkes birden bu meyveyi tanıyan arkadaşlarına dönerler.
  • Anlat bakalım nasıl yenir bu avakado. Hiç ummadıkları bir cevap alırlar.
  • Bilmiyorum.
  • Nasıl yani bu ithal meyveyi çok güzel diyerek pahalı fiyattan aldır şimdi de bilmiyorum de.

Bu cevaptan sonra beş genç bu meyvenin nasıl yenilebileceğini düşünürler. İçlerinden biri kobay olur.

  • Bu armuta da benziyor. Isır bakalım derler.
  • Meyvenin tadı acıdır.
  • Meyvenin bir tarafının yumuşak olduğunu fark ederler. Birde burayı ısır bakalım derler.
  • Meyvenin yine tadı yok.
  • Bu kadar pahalı bir meyve nasıl tatsız ve yenmez birşey olur diye düşünürler.
  • Meyveyi keserler içinden bir çekirdek çıkar acaba burası mı yeniyor diye düşünürler.
  • Kobay arkadaşları çekirdeği ısırdığında acı bir tat alarak içecek bir şeyler arar. (Bu devirde internet yoktur)

Sonuçta bütün avakadolar çöpe gider.
Avakadoyu biliyorum diyen arkadaşları bir tanıdığından bu meyvenin çok güzel olduğunu duyduğunu söyler.
Yıllar sonra avakadonun ezilerek içine zeytinyağı limon ve ceviz ile muhteşem bir meyve olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

1 YORUM

YORUM

Please enter your comment!
Please enter your name here