CHP Grup Toplantısı

CHP Grup Toplantısı ilk son haber

14

Kemal Kılıçdaroğlu CHP grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Dün Aziz Kocaoğlu beraat etti. Aziz Kocaoğlu’ndan niye rahatsızlık duyuyorlardı? Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası kredi notu, Türkiye cumhuriyeti ’nin kredi notundan daha iyi. İstanbul, İzmir ve Ankara’da metro inşaatları vardı. İstanbul Büyükşehir havlu attı, Ankara Büyükşehir havlu attı, ben yapamıyorum dedi.Ulaştırma Bakanlığı devraldı yapıyor. Ama İzmir Büyük şehir belediyesi, bütçesi daha düşük olmasına rağmen İzmir Metro’sunu yapıyor. Ankara’nın yarı fiyatına ve İstanbul’un 3 te 1 fiyatına yapıyor. İzmir büyükşehir belediye onları gölgede bırakıyor.

Aziz Kocaoğlu’nun bu başarılarından ötürü yargılanması gerekiyordu.2011 ve 2017 ve beraat etti. Bizim belediye başkanlarımıza her zaman saygımız var. Her gittiğim yerde söyledim seçildiğiniz andan itibaren, bulunduğunuz yerde hiçbir vatandaşınızı ötekileştirmeyeceksiniz bana oy verdi vermedi ayrıcamlığı yapmayacaksınız dedim.Bizim felsefemiz insana hizmettir. Bizim başkanlarımız da bu çerçevede çalışıyor. Bugün 28 Şubat, post modern bir darbe yaşamıştı Türkiye. Bazı öğretim üyeleri, öğretmenler kamu görevlileri ya inançları ya da siyasal inançları dolayısıyla devletin dışına itilmişlerdi. Açık ve net söylüyorum, herkes duysun herkes bilsin herkesin görüşüne, inancına saygımız var.Devlet dediğiniz kurum vatandaşına hizmet eder, elinde sopayla vatandaşını hizaya getirmez. 28 Şubat’a ne kadar karşıysak, 20 Temmuz darbesine de o kadar karşıyız.Araştırma yaptı arkadaşlar ; 150’yi aşkın gazeteci hapiste, çoğu mahkeme önüne çıkamıyor. İddianameleri özellikle hazırlanmıyor, kendilerini savunacaklar neyle suçlandıklarını bilmiyorlar. Kamudan ihraç edilen personel 20 Temmuz darbesinden sonra ihraç sayısı 127 bin kişiyi aştı. Mağdur ailelerin sayısı 1 milyonu aştı arkadaşlar. Mağdur ailelere sahip çıktığımızda bizi suçluyorlar  “FETÖ’ye sahip çıkıyorsunuz” diyorlar. Biz mağdurlara sahip çıkıyoruz Fetö’ye değil. Uzman çavuş vardı.Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda görevliydi 13 yıl doğu ve güneydoğuda görev yapmış. İbrahim Ciftiz,ihraç edildi. Karısı kanser. Tüm sağlık hizmetleri kesildi. Olacak iş mi? Tüm mağdur ailelerine sesleniyorum, bizi neyle suçlarlarsa suçlasınlar sizin yanınızda olacağız. Ruhi Su kanserdi onada pasaport vermediler tedavi olamadı aynı mantık darbe mantığı dedi. Pek çok akademisyenin görevine son verdiler. İbrahim Kaboğlu, anayasa hukuku hocası sadece Türkiye’de değil Fransa’da da ders veriyor. Üniversiteden attılar, pasaportuna da el koydular. Yurt dışına çıkıp ders veremiyor. Türkiye’yi yarı açık ceza evi yaptılar dediğimde kızıyorlardı Sen pasaportunu alırsan bunun anlamı Sen sadece Türkiye’de kalacaksın, senin cezaevi sınırların bunlar. Kaboğlu’nun ne günahı vardı? Hata olmuş olabilir, kurunun yanında yaş da yanabilir diyor Başbakan. 20’ye yakın intihar var, en son Adana’da bir öğretim üyesi ihraç edildi. İş aradı, bulamadı, intihar etti. Hangi vicdan hangi inanç, hangi din, hangi iman kabul eder bunu? Türkiye iyi yönetilmiyor arkadaşlar.15 yıldır iktidardalar dimi, 15 yıl önce insanlar kömüre muhtaçtı, şimdi yine kömüre muhtaçlar. 15 yılda sizin geliriniz hiç artmadı mı? Gelir üç kat artı diyorlar o zaman bu aileler niye kömüre muhtaç.Kendilerinin geliri altı kat arttı, muhtaç ailelerin geliri yine aynı artmadı. Onlar kömüre yine muhtaç. Bunlara kömür de verilsin, doğalgaz da verilsin. Önemli olan kişinin gelirini yükseltip, kimseye muhtaç hale getirmemek.

Gelir üç kat arttı diyorsan, bu ailelerin geliri niye artmadı? Ne günahı var bu ailelerin dedi. Değerli arkadaşlar sorunlarımız büyük, ekonomide, dış politikada, eğitimde, her alanda sorunumuz var. 6.5 milyon işsizimiz var. Nasıl oluyor bu? Gelir artması ne demektir, üretim demektir, istihdam demektir. Nasıl oluyor bu, kriz zamanlarından daha yüksek bir işsizlikle karşı karşıyayız şimdi.Türkiye birileri için cennet, birileri için cehennem konumunda. Madem kişi başına gelir 3 kat arttıysa, neden çiftçiler iki Trakya büyüklüğünde bir alanı ekmiyorlar? Niye buğday, mısır ekmiyorlar. Biz bunları niçin dışarıdan getiriyoruz? İstikrar gerekiyor diyorlardı, 15 yıldır tek başına iktidarsınız. Bundan daha büyük istikrar mı olur? 15 yıldır hükümetsiniz, 15 yıldır arzu ettiğiniz kanunu çıkarıyorsunuz. 15 yıldır istediğinizi yapıyorsunuz.15 yılın sonunda ne oldu? İşsizlik arttı. Terörsüz bir Türkiye aldınız, ülke kan batağı içinde. Bütün komşularımızla aramızı bozdunuz.Kaç Suriyeli var Türkiye’de, belli değil. Rakamlar muhtelif. Kimisi 2,5 kimisi 3,5 milyon diyor sayı emin olun 4 milyondan az değil. Şimdi değerli arkadaşlarım, bizim gençlerimiz Suriye için Suriye’de şehit oluyor. Bizim evlatlarımız, Anadolu ’nun gariban ailelerinin çocukları Suriye için gidiyorlar Suriye’de  şehit oluyor. Ee onların gençleri, Türkiye’de. Nasıl oluyor bu? Üstelik iş bulup çalışıyorlar. Bizim çocuklarımız işsiz, onların işi var. Düşük ücrete çalışıyor bizim çocuklara iş kapısı kalmıyor. Bizim çocuklarımıza iş kapıları kapalı. Nasıl oluyor bu? İşsiz genç arkadaşım, hala isyan etmeyecek misin? Artık yeter, Hayır diyorum demeyecek misin?” Hadi diyelim ki Suriyeliler geldi, olabilir, savaştan kaçtılar, itirazım yok. Alırsın kamplarda tutarsın. 81 ilde Suriyeli var arkadaşlar.Niye kamplarda tutmuyorsun. Bakalım kamplarda. İşyeri açıyor, esnafın yanında. Bizim esnaf vergi veriyor, Suriyeli vermiyor. Bu nasıl rekabet.Esnaf kardeşim, bu düzene Hayır demeyecek misin?

Şimdi  Suriyelilere vatandaşlık hakkı vereceğiz diyorlar. Niye veriyorsun, hangi gerekçeyle veriyorsun. İstiyorsa sözüm söz, Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi diye referandum yapalım. Bu kadar açık bu kadar net. Suriyeliler için referanduma gidelim. Milletten korkmayacaksınız. 36 milyar lira harcadı eski para ile 36 katrilyon lira dedi.Bizim vatandaşımız hastaneye gider sıra bekler, Suriyeli beklemez. Bizim vatandaşımız eczanede para öder, Suriyeli ödemez. Bizim vatandaşımız kendi ülkesinde ikinci sınıf muamelesi görüyor.Şimdi tutturmuşlar Rakka’ya gideceğiz. Birileri talimat vermiş, onlara göre üst akıldan talimat almışlar. Rakka’ya gitsin mi, gitmesin mi diye referandum yapalım. Gel beraber gidelim millete, soralım millete. Benim evladım Rakka’ya gitsin mi, gitmesin mi? Anadolu ’nun gariban çocukları Rakka ‘ya gidecek şehit olacak, beylerin çocukları Türkiye’de paraları istif edecekler. Şimdi de gençlerimizi kandırmak için 18 yaşında milletvekilliği getiriyorlar. 18 yaşındaki çocuğun babası diyor ki; benim çocuğum işsiz, milletvekilliğini istemiyorum ben, iş istiyorum çocuğuma iş. Bu 18 yaş milletvekilliğini kendi çocukları için getiriyorlar. Bakkalın 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olacak mı? Hayır. Manavın, çiftçinin 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olacak mı? Hayır. İşçinin 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olacak mı? Bunlar kendi çocuklarına istikbal hazırlıyorlar. Bunu söylediler 18 yaşındaki çocuklarımız milletvekili yapacağız askerden de muaf edeceğiz dediler. Hala bu düzene Hayır demiyor musunuz? Hayır demeniz lazım. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık şu açıklamayı yapıyor: TSK’ya 30 bin personel alınacağını açıkladık diyor. Şu cümle ona ait Çok sevindirici olan, şu 30 bin kişilik açık için 534 bin kişi başvurdu. Bunun için seviniyor, yahu bu işsizliğin ne seviyede olduğunu gösteriyor. Akıl mantık alacak şey değil değerli arkadaşlarım.Bu tabloya Hayır demeyecek misiniz sevgili vatandaşım.Bizim derdimiz bunlar. Bu sorunların çözülmesi lazım. Hükümete diyorum Bu sorunların çözülmesi için bize ne düşüyorsa yaparız. Meclis’e kanun mu getireceksiniz, her türlü desteği veririz diyoruz. Onlar bütün bunları unutmuşlar, “Tek adam rejimi kuracağız” diyorlar. Benim için Türkiye’nin sorunu değil tek adamın sorunu önemli “Ben Türkiye ’yi gerekirse tek adama feda ederim” diyorlar.Ülkenin bu kadar derdi, bu kadar sorunu varken neden rejim değişikliği, neden? Sevgili vatandaşlarım, bunlar işsizliği çözmek için mücadele ettiler de parlamenter sistem mi buna engel oldu.Siz terörü bitirmek istediniz de parlamenter sistem mi size engel oldu? Siz komşularla dost olmak istediniz de parlamenter sistem mi size engel oldu? Siz çiftçinin mazotunda ki KDV’ yi, ÖTV’ yi sıfırlamak istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu size?Değerli arkadaşlarım, siz eğitim sistemini düzeltmek istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu size? Ne engel oldu bu parlamenter sistem nasıl engel oldu size.Eğitim dedim de, bakın. BM’nin yayınladığı bilişim ve teknoloji indeksi var. 2007’de Türkiye 59. sırada. 2016’da 70. sıraya gerilemiş, 11 sıra gerilemiş. Eğitim sistemi tam bir felaket. Biz  illa Tek adam rejimi olsun derken, Hindistan 104 nano uydu gönderdi uzaya, dünya rekoru kırdı. Biz ne ile uğraşıyoruz. Allah aşkına terörle,işsizlikle,eğitim ile ilgilenmiyoruz.17 milyon yoksulumuz var. Onlarla uğraşmıyoruz. Tek adama her türlü imkanı verelim diye uğraşıyorlar.

Siz köprüler, yollar yaptınız da parlamenter sistem size engel mi oldu? Peki o zaman neden Tek adam rejimi. Neden bu anayasa değişikliğine millet Evet desin.Biri çıkıp anlatsın, şunun için Evet  deyin desinler.Buldukları tek bir şey var; “Hayır diyenler teröristtir”. Vatandaşı terörist olarak suçlayan adamlar, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan adamlardır. İşin garip yanı da bu.

Neden tek adam rejimi, neden? Bütün yetkileri neden tek adama veriyoruz?Neden 600 milletvekili. Neden Millet Meclis’i fesih yetkisini veriyorsunuz?Milli iradeyi temsil eden bir parlamentoya saygı göstereceğinize güçlendireceğinize bir kişiye Sabah kalkıp feshedebilirsin diyorsunuz. Hangi gerekçeyle? bu yetkiyi veriyorsunuz.Hangi gerekçeyle cumhurbaşkanı taraflı olacak?Bir partinin genel başkanı nasıl hakem tayin edilecek. Bunların cevabını bekliyoruz. Sadece ben değil, vatandaş olarak hepiniz bu sorunun cevabını bekleyin.Güven oyu ister parlamento burada bunları kaldırıyorsunuz hangi gerekçe ile kaldırıyorsunuz. Akıl akıldan üstündür diye bizim çok güzel bir lafımız var. Yine çok güzel bir sözümüz daha var  “Beşer, şaşar” Aileden biri hata yaparsa faturayı aile öder. Tek adam rejiminde bir kişi hata yaparsa faturayı kim öder? 80 milyon öder. Bir kişi savaş açar,meclisi fes eder. Başkan yardımcısı sayının kaç olacağı belli değil. Afganistan’da başkan yardımcısı sayısı kaç biliyor musunuz? 2. Bizde seçimle gelmeyecekler. Kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Bana mantıklı bir gerekçe göster, gidip “Evet” oyu vereyim. Diyorlar ki, Efendim olur mu, millet hata yapan adamı oraya seçer mi? diyorlar. Değerli arkadaşlarım. Orhan Gencebay’ın  Hatasız kul olmaz  diye şarksını yıllarca dinledik. Hata insana ait bir kavramdır. İnsanlar hata yapabilir, önemli olan hatadan ders çıkarmak. Bakın bir kişiye devleti teslim ettiğiniz zaman ne olacak biliyor musunuz? O bir kişiyi herhangi bir güç yanıltırsa, kandırırsa, o güç devleti 24 saatte ele geçirir 24 saat çok 12 saatte ele geçirir. Çünkü niye? Kararname çıkarma yetkisi var. Valiler, kaymakamlar, komutanlar, müftüler, istenirse bir öğleden sonra değişebilir. Böyle bir maceranın içine Türkiye sürüklenebilir mi? Sürüklenmemeli arkadaşlar.

Sadece ve sadece hata kavramı insana mahsustur. Aslan gidip aç kaldığında ceylanı yakalayıp yediğinde biz aslana Hata yaptı diyor muyuz? Demiyoruz. İçgüdüsüyle hareket eder. İnsanda akıl zekası vardır, o hazineyi kullanmak ister. Akıl akıldan üstündür diye niye diyoruz? Birinin görmediğini, duymadığını bir başkası duyabilir, görebilir birinin yaşadığını diğeri tecrübe edebilir.. O yüzden TBMM çok önemli. O yüzden TBMM Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiştir. Değerli arkadaşlarım, şimdi yetkileri elinden alınıyor.Bu kadar yetki bir kişiye verilemez arkadaşlar. Bu kadar yetkiyi evliyaya verseniz azdırır. Devletin sigortası vardır subabı vardır. Kullandığımız arabada bile yedek lastik vardır. Apartman yönetiminde yönetim kurulu var arkadaşlar. Muhtarlıklarda ihtiyar meclisi var. Nasıl bir anlayıştır? Nasıl bir maceranın içine Türkiye sürüklenmektedir? bütün vatandaşlarımın bunu bilmesi lazm. Bir kararnameyle aramızda muhtarlar var, bir kararname çıkarılıp Muhtarlıkları kaldırdım diyebilirler. Ya ben öyle yetki aldım ki, Meclisi fesh edebiliyorum Muhtarlığı da feshederim” diyebilir. “Ben istediğim bakanı kaldırabiliyorum, istediğim bakanlığı açabiliyorum” diyebilir. Muhtar kardeşlerime sesleniyorum, bu kadar yetkiyi bir kişiye verirseniz yarın öbür gün biri gelir sizi kapının önüne koyar.”Evet” oyunun vebali ağırdır. Çocuklarınıza,bayrağınıza,vatanınıza saygı duyuyorsanız, tek bir yolu vardır bu kadar yetki tek kişiye verilmez. “Hayır” diyeceksiniz. “Hayır” oyunun hiçbir vebali yoktur. Parlamenter sistem en iyi bildiğimiz yoldur. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar yerinde. Ama “Evet” olursa sonucunun ne olacağını kimse bilmiyor. Her anne her vatandaş bunu düşünmelidir. Bu bir parti meselesi değil arkadaşlar. Bu hepimizi ilgilendiren bir konudur. Demokrasi benim için de, benim gibi düşünmeyenler için de geçerlidir. Her siyasi parti için demokrasi geçerli. Olaya bu çerçevede bakmamız lazım. “Hayır” demenin güzel bir huzuru vardır, ve bereketi vardır. Bilinen yoldan dönmemek, o yolu güzelleştirmek varken bilinmeyen bir yola neden sürüklenelim? Maceraya kapılmamak için hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Hayır’a davet ediyorum dedi.

YORUM

Please enter your comment!
Please enter your name here