Oruç Fidyesi ve Sadaka-i Fıtır Nedir?

Oruç Fidyesi ve Sadaka-i Fıtır Nedir?

32

NOT:Aşağıdaki bilgilerin büyük bölümü Diyanet İlmihal’inden alınmıştır.

ORUÇ FİDYESİ ve SADAKA-İ FITIR (Fitre)

Allah’ü Teâlâ, Bakara Suresi 184. Ayetinde;

“Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır” buyuruyor.

Buna göre âyet, oruç tutmaya gücü yetmeyen hasta ve yaşlıların tutamadıkları oruç için fidye vermesi hükmünü getirmiş olmakta ve fidyenin miktarını “bir fakir doyumluğu” olarak belirlemektedir.

Her geçen gün bünyesi zayıflayan hasta ve yaşlılar, tutamadıkları her bir oruç için bir yoksulu doyurabilecekleri gibi, bir fakir doyumluğu fidyeyi ramazanın başında veya sonunda, nakit para veya mal olarak da verebilirler.

Bu fidyeyi sağlıklarında ödeyemezlerse, fidyenin ödenmesini vasiyet etmeleri gerekir. Böyle bir vasiyetin mevcudiyeti ve terekenin üçte birinin de yeterli olması halinde mirasçıların bu fidyeyi ödemeleri dinî bir vecîbedir.

Bir fidye miktarı bir sadaka-i fıtır miktarı kadardır.

Sadaka-i fıtır bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun karşılığı miktarında paradır.

Bu yılın Sadaka-i fıtır veya fidye miktarını Diyanet İşleri başkanlığı 26.05.2017 günü okunan Cuma hutbesinde 16 TL  olarak açıkladı. Bu açıklanan miktar alt sınırdır. Kişi gelir durumuna ve kendi evindeki tüketim harcamasına göre bu miktarı artırabilir. Kendi evinde doyabilmek için günlük 100 TL. harcayan bir kişi, fakire 16 TL. sadaka-i fıtır veya fidye verirse, bu durumu, kendisi, vicdanı ve Allah’ü Teâlâ arasında halleder.

Sadaka-i Fıtır nedir?

Sadaka-i fıtır (fıtır sadakası) Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktarı bir mala sâhip bulunan her müslümanın vermesi gereken vâcib bir sadakadır.

Buna yalnız fıtra da denir. Bu kelime halk arasında fitre şeklini almıştır.

Kendilerine fitre ve fidye verilemeyecek kişiler şunlardır:

Dinen zengin sayılanlar, fitre yükümlüsünün zevcesi, usulü (ana-babası, dede ve nineleri), fürûu (çocukları ve torunları), bakmakla yükümlü olduğu yakınları.

Zenginlik hakkında değişik ölçüler belirtilmiştir; Hanefîler’e göre, artıcı nitelikte olsun olmasın nisab miktarı malı olan kişiye fitre verilemez.

Fitre ve fidye verilirken, mükellefin bulunduğu yerdeki fakirlere, uzakta otursalar da fakir akrabalara, iyi ahlâk sahibi ve geliri giderini karşılayamayanlara öncelik verilmelidir.

Bir kimse fitresini ve fidyesini bir fakire verebileceği gibi, birkaç fakire de dağıtabilir. Ayrıca birçok kişi de fitrelerini bir fakire verebilirler.

Allah’ü Teâlâ, yapmış ve yapacak olduğunuz ibadet ve yardımlarınızı kabul eylesin.

Allah’a Emanet Olun.
Derleyen :Yunus Ulusoy

 

YORUM

Please enter your comment!
Please enter your name here